1 Temmuz 2019 Pazartesi

Varlık Üzerine -5- Dasein



"Gerçeklik mukavemettir" Martin HEİDEGGER

"İnsanlar  ölümü varlık ve yokluk arasındaki bağlantı olma anlamı ile yaşatmıştır" Kadir YURTTAŞ


Varlık Üzerine -5- Dasein

Dasein; Heidegger'in kullandığı bir kavram tam anlamıyla dasein şu anlamdadır, varlığın tümünü değil sadece bizim üzerine konuşabildiğimiz kadarını yani adresleyebildiğimiz kadarından söz ediyor. Heidegger adreslemeye şuradalık diyor yani varlığın şurada olması daseinı sağlar. Varlığın kendisi direkt olarak ele alınamaz. Adreslenebilirlik varlığı bizim gözlem boyutumuza indirger. Yani varlık biz işaret edebildiğimiz sürece bizim düzlemimizde kalacaktır.

Bu durumu anlamamıza biraz yardımcı bir örnek verelim; suyun dışını göremeyen bir balık varsayalım ve elimizi suya batıralım balık elimizin kolumuza bağlı olduğunu anlayamayacak ve buna bağlı olarak bağımsız bir el varlığı yanımsamasında bulunacaktır. Yani bizim varlığın gözlemleyip adresleyebildiğimiz kısım asıl varlıkla öylesine fazla bir bağlantısı olabilmesine rağmen bizim bu bağlantıyı görmemiz neredeyse olasılıksız bir halde.

Ancak örneğimizden yola çıkarak bu bağımlı olma olgusunu daha karmaşık bir hale sokabiliriz. Suya soktuğunuz elinizin hareketi sizin hareketiniz değil sadece elin hareketidir çünkü el insan değildir. Dasein noksanlığını tamamlama eylimindedir ancak dasein bu amacına ulaştığında var kalamaz yani bizim adresleyebildiğimiz kısımda olamaz.

Suyun içindeki el artık bir el değildir bir insandır ve bu yeni insan eski elden bağımsızdır . Bu yüzden dasein da noksanlığını tamamladığında yok olur, ölür. Fakat bu ölüm biyolojik bir ölümden ziyade bir anlamın ölümüdür. İnsanlar  ölümü varlık ve yokluk arasındaki bağlantı olma anlamı ile yaşatmıştır ancak biraz cüretkârca olacak ama  ölümün varlığı sürdürme yollarından biridir kanısına ulaştım. Ölüm; daseinın erişebileceği en uç noktadır. Daseinın kendisi yani bizim anlamlayabildirdiğimiz her şey ölme eylimindedir.

Yine sözcük anlamlarına girecek olur isek fenomen sözcüğü Yunanca ışıkla görülebilen demektir. Bu çok ilginçtir çünkü biz fizikte bir şey ışıkla interasyona girmiyorsa varlığını göstemekte çok zorlanıyoruz örneğin karanlık madde. Karanlık maddenin var olup olmadığını bilniyoruz çünkü ışkla interaksiyona girmiyor. Fenomen sözcüğü aslında günümüzde de antik Yunan'daki anlamını koruyor.
Işıkla gösterilebilen yani Daseinın ,adreslenebilir varlığın, ışıkla alakalı olabileceği fikri ortaya çıkabilir. Işık evrendeki bilgi aktarımının en primite ifadesidir. Matematik işemler ifadeler her şey için sayıları kullanır evren ise ışığı. Bu durumda dasein ışıktan kaçmaktadır. Varlığın kendisi, varlığın sinyali olan ışık ve varlığı algılayacak olan gözlemci işte karşımıza semiyotik üçgen çıktı.

Yaşam; entropinin tersine işleyen ve dışarıdan enerji akışı ile bedenin düzenli yapısını(açık bir sistem olarak) korumaya çalıştığı savaştır. Her savaş sona erer işte yaşam savaşı ölüm ile sonlanır ve her zaman bu savaşı entropi kazanır.

Peki noksanlığın tamamlanmasının yok olmasının sebebi nedir? Bir gösteren bütün eksikliklerini tamamlamış ise o şeyi  referans alabilecek noktanız kalmıyor yani ona benzetebileceğiniz bir başka fenomen ortaya çıkmıyor çünkü artık onun bir eksiği kusuru yoktur.



Başta örneğimiz ile şuana kadar anlattıklarımı daha anlaşılabilir kılmak istiyorum; suyun içindeki balık sanki suyun dibinde bir delik açılmışcasına yok olamk üzere olan dünyasında durmaktadır. Tüm su o delikten akıp gitmektedir, bunun eğlimindedir. Gözlemci evrene baktığında evrenin yittiğini görmektedir bu da başka bir soruyu ortaya çıkarır evren çoktan yitip gitti mi?













Disqus Yorumları Yükle

0 yorum